Ağızda aft, dudak içinde, yanakta, dilde veya diş eti altında çıkan, ortası beyaz-sarı, çevresi kırmızı küçük yaralardır. Boyutu çoğu zaman birkaç milimetreyi geçmez; ama yemek yemeyi, konuşmayı, hatta diş fırçalamayı bile zorlaştırabilecek kadar can yakar. Ağızda aft, toplumda en sık görülen ağız içi yaralardan biridir ve çoğu insan hayatının bir döneminde en az bir kez …
Ağızda aft, dudak içinde, yanakta, dilde veya diş eti altında çıkan, ortası beyaz-sarı, çevresi kırmızı küçük yaralardır. Boyutu çoğu zaman birkaç milimetreyi geçmez; ama yemek yemeyi, konuşmayı, hatta diş fırçalamayı bile zorlaştırabilecek kadar can yakar.
Ağızda aft, toplumda en sık görülen ağız içi yaralardan biridir ve çoğu insan hayatının bir döneminde en az bir kez yaşar. Bazı kişilerde ise yılda birkaç kez, hatta her ay tekrarlar. İyi haber şu ki aftların büyük çoğunluğu zararsızdır ve kendiliğinden iyileşir. Ancak bazı durumlarda bir aft, altta yatan başka bir sağlık sorununun ilk işareti olabilir.
Bu yazıda Maltepe’de bulunan Bilim Dental Clinic hekimleri; aftın neden oluştuğunu, iyileşme sürecini hızlandırmak için neler yapılabileceğini ve hangi durumlarda beklemeden muayeneye gelmeniz gerektiğini anlatıyor.
Ağızda Aft Nedir?

Tıp dilinde “aftöz stomatit” olarak adlandırılan ağızda aft, ağız içindeki yumuşak dokuda oluşan, bulaşıcı olmayan yüzeysel bir yaradır. Genellikle bir gün önce hafif bir yanma veya batma hissiyle başlar, ardından yuvarlak ya da oval, sığ bir yara belirir.
Aftlar üç tipte incelenir:
Minör aft: Tüm aftların büyük çoğunluğunu oluşturur. 1 cm’den küçüktür ve yaklaşık 7–14 gün içinde iz bırakmadan iyileşir.
Majör aft: Daha büyük (1 cm üzeri) ve daha derindir. İyileşmesi haftalar sürebilir ve iz bırakabilir. Ateş veya halsizlik eşlik edebilir.
Herpetiform aft: Adı yanıltıcıdır; uçuk virüsüyle ilgisi yoktur. Toplu iğne başı büyüklüğünde, bazen düzinelerce küçük yaranın bir arada çıkmasıyla karakterizedir. Bu yaralar birleşerek daha geniş bir alanı etkileyebilir.
Aft ile Uçuk Arasındaki Fark
Aft ile uçuk sıklıkla karıştırılır; oysa nedenleri, yerleri ve tedavileri farklıdır.
| Özellik | Aft | Uçuk (Herpes) |
|---|---|---|
| Nedeni | Tam olarak bilinmiyor; bağışıklık, travma, eksiklikler | Herpes simpleks virüsü |
| Bulaşıcılık | Bulaşıcı değildir | Bulaşıcıdır |
| Yeri | Ağız içi hareketli doku: dudak içi, yanak, dil altı | Genellikle dudak kenarı ve dışı, sert damak, yapışık diş eti |
| Görünüm | Tek veya birkaç sığ, beyaz-sarı tabanlı yara | Önce su dolu kabarcık kümeleri, sonra kabuklanma |
| Başlangıç | Yanma veya batma hissi | Karıncalanma, kaşıntı |
| İyileşme | Minör aftta 1–2 hafta | Genellikle 7–10 gün |
| Tedavi yaklaşımı | Semptomatik, tetikleyicilerin kontrolü | Gerektiğinde antiviral tedavi |
Bu ayrım önemlidir; çünkü uçuk bulaşıcıdır ve yakın temasla başkalarına geçebilir. Emin olamadığınız durumlarda hekiminize göstermeniz en doğru yoldur.
Ağızda Aft Neden Olur?
Ağızda aft oluşumunun kesin nedeni hâlâ tam olarak bilinmemektedir. Ancak bağışıklık sisteminin ağız içi dokuya verdiği aşırı tepkinin rol oynadığı düşünülmektedir. Aftların ortaya çıkmasını kolaylaştıran pek çok tetikleyici tanımlanmıştır:
Mekanik travma: Yanağı veya dudağı ısırmak, sert fırçalama, keskin bir diş kenarı, kırık dolgu, diş teli braketleri veya uyumsuz protezler aft oluşumunu tetikleyebilir. Diş teli kullananlarda koruyucu ortodontik mum işe yarar; diş teli temizliği yazımızda bu döneme özel bakım önerilerini bulabilirsiniz.
Stres ve uykusuzluk: Sınav dönemleri, yoğun iş temposu ve uyku düzensizliği aft ataklarıyla sık ilişkilendirilir.
Besin eksiklikleri: Demir, B12 vitamini ve folik asit eksikliği, tekrarlayan aftı olan kişilerde anlamlı ölçüde daha sık saptanmaktadır. Sık aft çıkaranlarda basit bir kan tahlili çoğu zaman yol gösterici olur.
Hormonal değişiklikler: Bazı kadınlarda aftlar adet döngüsüyle ilişkili olarak tekrarlar.
Belirli besinler: Asitli meyveler (limon, portakal, ananas), domates, çikolata, kuruyemiş ve baharatlı yiyecekler bazı kişilerde tetikleyici olabilir.
Diş macunu içeriği: Sodyum lauril sülfat (SLS) içeren macunların bazı kişilerde aft sıklığını artırdığı bildirilmiştir. Sık aft yaşıyorsanız SLS içermeyen bir macun denemek mantıklıdır.
Bazı ilaçlar: Belirli ağrı kesiciler ve tansiyon ilaçları ağız içi yaralara yol açabilir.
Sistemik hastalıklar: Çölyak hastalığı, iltihabi bağırsak hastalıkları ve Behçet hastalığı tekrarlayan aftla seyredebilir.
Tekrarlayan Aft ve Behçet Hastalığı
Behçet hastalığı ilk kez Türk hekim Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır ve Türkiye, hastalığın dünyada en sık görüldüğü ülkeler arasındadır. Bu nedenle ülkemizde tekrarlayan aft şikâyeti ayrı bir önem taşır.
Behçet hastalığında ağızda aft neredeyse her hastada görülür ve çoğu zaman hastalığın ilk bulgusudur. Ancak tek başına aft, Behçet anlamına gelmez; aft çok yaygındır, Behçet ise nadir bir hastalıktır. Dikkat edilmesi gereken, aftlara eşlik eden diğer bulgulardır:
- Genital bölgede tekrarlayan yaralar
- Gözde kızarıklık, ağrı, bulanık görme
- Deride sivilce benzeri döküntüler veya bacaklarda kızarık, ağrılı şişlikler
- Eklem ağrıları
Tekrarlayan aftlarınıza bu bulgulardan biri eşlik ediyorsa, bir dermatoloji veya romatoloji uzmanına başvurmanız önerilir. Göz şikâyetleri ise acil değerlendirme gerektirir.
Aft Kaç Günde Geçer?
Ağızda aft çıktığında minör aftların çoğu, tedavi uygulanmasa bile 7 ile 14 gün içinde kendiliğinden iyileşir. İlk 3–4 gün en ağrılı dönemdir; sonrasında yara küçülmeye başlar ve ağrı belirgin şekilde azalır.
Majör aftlarda iyileşme 2 haftadan birkaç haftaya kadar uzayabilir. Herpetiform aftlar ise genellikle 1–2 hafta içinde geçer; ancak sık tekrarlama eğilimindedir.
İyileşmeyi hızlandırmanın garantili bir yolu yoktur; ancak doğru bakım hem ağrıyı azaltır hem de yaranın yeniden tahriş olmasını önler.
Ağızda Aft Nasıl Geçer? Rahatlatan Yöntemler
Aşağıdaki yöntemler iyileşme sürecini daha konforlu hale getirir:
- Tuzlu veya karbonatlı suyla gargara: Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz veya karbonat ekleyip günde birkaç kez çalkalamak yarayı temiz tutar.
- Yumuşak kıllı fırça: Aft bölgesine fırça çarpmasını önlemek için yumuşak kıllı bir fırça kullanın ve bölgeye yavaş yaklaşın. Doğru fırça seçimi için diş fırçası ne sıklıkla değiştirilmeli yazımıza göz atabilirsiniz.
- Tetikleyici besinlerden kaçınma: Asitli, baharatlı, çok sıcak ve sert yiyecekler yarayı tahriş eder. Yoğurt, muhallebi, ılık çorba gibi yumuşak besinler tercih edin.
- Eczaneden temin edilen koruyucu jeller: Yaranın üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturan ürünler yemek sırasında ağrıyı azaltabilir.
- Lokal anestezik içeren ürünler: Kısa süreli rahatlama sağlar; ancak kullanım talimatlarına uyulmalı, bebeklerde ve küçük çocuklarda hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır.
- Soğuk uygulama: Buz parçasını doğrudan yaraya değil, bir bez içinde yanağın dışından uygulamak ağrıyı hafifletebilir.
- Bol su içmek: Ağzın nemli kalması iyileşmeyi destekler.
Sık ve şiddetli aftı olan hastalarda hekim; kortizonlu ağız içi preparatlar, özel gargaralar veya altta yatan nedene yönelik tedaviler önerebilir. Bu ilaçların reçetesiz ve bilinçsiz kullanımı önerilmez.
Kaçınılması gerekenler: Yaraya doğrudan limon, alkol, sirke veya karbonat tozu sürmek, yarayı dağlamaya çalışmak ya da kolonya gibi alkollü ürünler uygulamak dokuyu daha da tahriş eder ve iyileşmeyi geciktirir.
Aftla Karışabilen Diğer Yaralar
Ağız içindeki her yara aft değildir. Doğru tedavi için yaranın ne olduğunun bilinmesi gerekir. Aftla sık karışan durumlar şunlardır:
Travmatik yara: Sıcak bir içecekle yanma, yanlışlıkla ısırma veya sert bir yiyeceğin çizmesi sonucu oluşur. Nedeni ortadandır ve genellikle birkaç gün içinde iyileşir.
Protez vuruğu: Uyumsuz protezin sürekli aynı noktaya baskı yapmasıyla oluşan yaradır. Protez düzeltilmeden iyileşmez; tekrar tekrar aynı yerde çıkar.
Liken planus: Ağız içinde beyaz, dantel benzeri çizgiler veya kırmızı, hassas alanlarla seyreden kronik bir durumdur. Takip gerektirir.
Mantar enfeksiyonu (pamukçuk): Silinebilen beyaz plaklarla karakterizedir; özellikle bebeklerde, protez kullananlarda ve bağışıklığı zayıf kişilerde görülür.
El-ayak-ağız hastalığı: Çocuklarda ağız içinde yaralar, ellerde ve ayaklarda döküntüyle birlikte görülen viral bir enfeksiyondur.
Şüpheli lezyonlar: Ağrısız, sert, kenarları kabarık veya düzensiz, 3 haftadan uzun süren yaralar mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Bu ayrım her zaman kolay değildir. Bir yaranın ne olduğundan emin değilseniz, özellikle tekrarlıyor veya iyileşmiyorsa, muayene en güvenli yoldur.
Aft Döneminde Beslenme Önerileri
Aft döneminde yemek yemek zorlaşabilir; ancak yeterli beslenme iyileşmeyi destekler. Bu dönemde şu önerilere dikkat edebilirsiniz:
- Ilık (sıcak değil) çorbalar, yoğurt, ayran, muhallebi ve püreler tercih edin
- Asitli meyveleri, domates ve turşu gibi ekşi yiyecekleri birkaç gün ara verin
- Cips, kraker ve kızarmış ekmek gibi sert ve keskin kenarlı yiyeceklerden kaçının
- Çok baharatlı ve tuzlu yemekleri sınırlayın
- Pipetle içmek, sıvının yarayla temasını azaltabilir
- Yemekten sonra ağzı ılık suyla çalkalayarak yara bölgesini temiz tutun
Bu kısıtlamalar geçicidir; aft iyileştikten sonra normal beslenmenize dönebilirsiniz. Sık tekrarlayan aftlarda ise günlük beslenmenin demir, B12 ve folik asit açısından zengin olmasına dikkat etmek faydalıdır.
Ne Zaman Diş Hekimine veya Doktora Gitmeli?
Ağızda aft çoğu zaman zararsızdır; ancak aşağıdaki durumlarda beklemeden değerlendirme gerekir:
- 3 haftadan uzun süren ve iyileşmeyen bir yara
- 1 cm’den büyük veya giderek büyüyen yaralar
- Yılda birçok kez, sık aralıklarla tekrarlayan aftlar
- Ağrısız olan, sertleşmiş veya kenarları düzensiz yaralar
- Yaraya ateş, halsizlik, kilo kaybı veya boyunda şişlik eşlik etmesi
- Yutkunmada güçlük veya yeterli sıvı alamama
- Genital yara, göz şikâyeti veya deri döküntüsünün eşlik etmesi
- Yaranın her seferinde aynı bölgede, bir diş veya protezin sürtündüğü noktada çıkması
3 hafta kuralı özellikle önemlidir. İyileşmeyen ağız yaraları, nadir de olsa ağız kanseri gibi ciddi hastalıkların erken bulgusu olabilir. Özellikle sigara ve alkol kullananlarda, 40 yaş üzerinde ve ağrısız, sert kenarlı yaralarda erken muayene hayati önem taşır. Bu değerlendirme için randevu almak isterseniz iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Ateşle birlikte ağız içinde yaygın yaralar, yutkunamama ve sıvı alamama durumunda — özellikle küçük çocuklarda — beklemeden bir hastanenin acil servisine başvurulmalıdır.
Diş Hekimi Aft Konusunda Ne Yapar?
Birçok kişi aft için doğrudan diş hekimine gitmeyi düşünmez. Oysa diş hekimi, ağız içi dokuları en sık ve en ayrıntılı inceleyen hekimdir ve aftın ağız içi nedenlerini ortadan kaldırmada doğrudan rol oynar.
Muayenede hekim yaranın görünümünü, yerini ve boyutunu değerlendirir; aft mı, uçuk mu, yoksa başka bir lezyon mu olduğunu ayırt eder. Aynı bölgede sürekli yara açılıyorsa neden çoğu zaman mekaniktir: keskin bir diş kenarı, kırık dolgu, pürüzlü kaplama ya da uyumsuz protez. Bu nedenler giderildiğinde tekrarlayan yaralar sıklıkla kendiliğinden son bulur. Protez kullananlarda vuruk yaralarının tedavisi için diş protezi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Hekim ayrıca gerekli görürse kan tahlili için aile hekimine veya dahiliyeye, Behçet şüphesinde ise ilgili uzmanlık dalına yönlendirme yapar. İyileşmeyen şüpheli yaralarda biyopsi gerekebilir ve bu değerlendirme gecikmeden planlanır.
Aftı Önlemek Mümkün mü?
Ağızda aft oluşumunu tamamen önlemenin kesin bir yolu yoktur; ancak sıklığını azaltmak çoğu kişide mümkündür:
- Tetikleyici olduğunu fark ettiğiniz yiyecekleri not edin ve azaltın
- SLS içermeyen bir diş macunu deneyin
- Yumuşak kıllı fırça kullanın, sert fırçalamaktan kaçının
- Keskin diş kenarlarını, kırık dolguları ve uyumsuz protezleri tedavi ettirin
- Stres yönetimi ve düzenli uyku alışkanlığı edinin
- Sık aft yaşıyorsanız demir, B12 ve folik asit düzeylerinizi kontrol ettirin
- Ağız hijyeninizi düzenli sürdürün; diş eti iltihabı ağız içi dokuları hassaslaştırır. Bu konuda diş eti kanamasıyazımız da yol gösterici olabilir
Çocuklarda Aft
Çocuklarda da ağızda aft sık görülür; özellikle diş fırçalarken kendilerini yaralamaları veya yanaklarını ısırmaları sonucu ortaya çıkar. Ancak çocuklarda ağız içi yaralar, el-ayak-ağız hastalığı veya herpetik gingivostomatit gibi viral enfeksiyonların da işareti olabilir. Bu durumlarda genellikle ateş, huzursuzluk ve yemek yemeyi reddetme eşlik eder.
Çocuğunuz birden fazla ağız yarasıyla birlikte ateşleniyor, sıvı almayı reddediyor veya idrar miktarı azalıyorsa beklemeden çocuk doktoruna başvurun. Sıvı kaybı küçük çocuklarda hızla ilerleyebilir.
Sık Sorulan Sorular
Ağızda aft bulaşıcı mıdır?
Hayır. Aft bulaşıcı değildir; öpüşme, aynı bardağı kullanma veya yakın temasla başkasına geçmez. Uçuk ise bulaşıcıdır, bu yüzden ikisini ayırt etmek önemlidir.
Aft neden hep aynı yerde çıkıyor?
Aynı bölgede tekrarlayan yaralar çoğu zaman mekanik bir nedene işaret eder: keskin diş kenarı, kırık dolgu veya uyumsuz protez. Diş hekimi muayenesiyle bu neden tespit edilip giderilebilir.
Ağızda aft vitamin eksikliğinden mi olur?
Her aft vitamin eksikliğinden kaynaklanmaz; ancak sık tekrarlayan aftlarda demir, B12 ve folik asit eksikliği sık saptanır. Takviyeye başlamadan önce kan tahlili yaptırmak doğru yaklaşımdır.
Karbonat sürmek aftı geçirir mi?
Karbonatlı suyla gargara ağız ortamını dengeleyerek rahatlatabilir. Ancak toz karbonatı doğrudan yaraya sürmek dokuyu tahriş eder ve önerilmez.
Aft kanser belirtisi olabilir mi?
Klasik aft kanser değildir. Ancak 3 haftadan uzun süren, ağrısız, sert veya düzensiz kenarlı yaralar mutlaka değerlendirilmelidir.
Hamilelikte aft çıkması normal mi?
Hormonal değişiklikler bazı kadınlarda aft sıklığını artırabilir. Kullanılacak ürünler konusunda mutlaka hekiminize danışın.
Aft için hangi hekime gitmeliyim?
Ağız içi yara için ilk başvuru noktası diş hekimi olabilir. Sistemik bir hastalık şüphesi varsa dahiliye, dermatoloji veya romatoloji uzmanına yönlendirme yapılır.
Diş teli aft yapar mı?
Braketler ve teller yanak ile dudak içini tahriş ederek aft benzeri yaralara neden olabilir. Ortodontik mum kullanımı ve ortodontistin tel uçlarını düzenlemesi bu sorunu büyük ölçüde çözer.
Stres gerçekten aft yapar mı?
Stres, aft ataklarıyla en sık ilişkilendirilen tetikleyicilerden biridir. Sınav veya yoğun iş dönemlerinde aft sıklığının artması bu nedenle yaygındır.
Ağızda aft iz bırakır mı?
Minör aftlar iz bırakmadan iyileşir. Büyük ve derin majör aftlar ise iyileştikten sonra iz bırakabilir.
Maltepe’de Ağız İçi Yara ve Aft Değerlendirmesi

Ağızda aft çoğu zaman birkaç günlük bir rahatsızlıktır; ancak sık tekrarlıyorsa veya iyileşmiyorsa vücudunuzun size verdiği bir işarettir ve değerlendirilmelidir. Bu yazıda hastalarımızın en çok sorduğu soruları yanıtladık: aftın nedenlerinden uçukla farkına, evde rahatlatan yöntemlerden Behçet ve 3 hafta kuralına kadar merak edilenleri hekimlerimiz anlattı. Ağız kokusu gibi eşlik edebilen şikâyetler için ağız kokusu neden olur yazımıza da göz atabilirsiniz.
Kliniğimizde; estetik diş hekimliğinden implant tedavilerine, ortodontiden protez uygulamalarına kadar ağız ve diş sağlığının tüm alanlarında, modern teknoloji ve bilimsel yaklaşımlar ile hizmet sunulmaktadır. Alanında deneyimli hekim kadromuz, her hastaya özel planlama yaparak sağlıklı, doğal ve estetik gülüşler oluşturmayı hedefler.
Bu süreçte size eşlik eden hekimlerimiz:
- Dt. Ali Enes Öztürk
- Dt. Salman Taştan
- Dt. Hüseyin Kaya
- Uzm. Dt. Burak Güleç (Ortodonti Uzmanı)
- Dt. Cem Karaman
- Dt. Ayşe Sizer Çakar
- Dt. Zeynep Ece Okur (Çocuk Diş Hekimi)
Geçmeyen veya sık tekrarlayan ağız yaralarınız için İstanbul Maltepe Bağdat Caddesi’ndeki kliniğimize muayene için bekleriz. Kliniğimizden güncel paylaşımları Instagram hesabımızdan takip edebilirsiniz.
WhatsApp: +90 538 977 89 01






